Olimpiyat|bisikletkeyfi.com

Türk Bisiklet Sporunun Olimpiyat Oyunlarında Başarı Modelinin Belirlenmesi

İnsanların yaşadıkları doğaya hakim olma zorunluluklarıyla başlayan bedensel hareketler, zamanla bir sistem içinde belirginleşerek, keyif için yapılmaya başlanmıştır. Eğlence, ulaşım ve yarışma amacıyla bisiklet sürmenin giderek yaygınlaşması bisiklet sporunu daha da geliştirmiştir. Ama bu yaygınlaşmada, bisikletin yeni gelişmelerle daha rahat ve kolay kullanılır bir araç haline gelmesinin de etkisi olmuştur. Başarılı sporcuların en iyilerini belirlemek için çeşitli organizasyonlara bisiklet branşı dahil edilmiş ve yapılan bu organizasyonların en dikkat çekicisi ve görkemlisi olimpiyat oyunları olmuştur.

Bir çok spor branşı için dünyanın en önemli spor organizasyonuna katılmak dahi en üst seviye başarı olarak görülürken kazanılan madalyalar hem sporcular hem de temsil ettikleri ülkeler için paha biçilemez bir saygınlık kaynağıdır. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) ülkelerin performansını karşılaştırmak üzere resmi bir yaklaşımı bulunmamasına rağmen Olimpiyatlar süresince ülkelerin kazandıkları madalya sayısına göre sıralamaları dünya gündemine oturuyor. 1996-2012 yılları arasında düzenlenen son 5 Olimpiyat Oyunları’nda kazanılan madalya sayısına göre ilk 10 sırada yer alan ve tüm madalyaların %55’ini kazanan ülkelerin sıralamadaki yerleri değişmesine rağmen, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda da en çok madalya kazanan ilk 10 ülke arasındaki yerlerini korudukları görülüyor.

Kazanan ülkelerin stratejilerini hayata geçirirken yetenekli atletleri belirleme, yeteneklerini geliştirme, spor hayatı ve sonrasında kariyer planlamaya yönelik altyapıyı başarı ile kurguladıklarını ve gerekli yatırım ve finansman desteğini bu doğrultuda yapılandırdıklarını görüyoruz.  Bir başka deyişle, Olimpiyat Oyunları’nda üst sıralarda yer almak atletlerin gösterdiği üstün bireysel performansın ötesinde sistematik ve sürdürülebilir bir spor altyapısının eseridir.

Modelin yapıtaşlarından ilki yetenekleri belirlemek, olimpik başarı için öncelikle sahip olunan yetenek havuzundan atletlerin geliştirmeye en uygun dönemlerde belirlenmesinin oldukça önemli olduğunu görmekteyiz. Yetenek belirleme üzerine ülkelerin farklılaşan uygulamaları mevcut.

Bazı ülkeler sistematik bir seçme süreci ile yetenekleri genç yaşlarda keşfederek ağır bir eğitim sürecine tabi tutarken, bazı ülkeler hedeflerine hızlı bir şekilde ulaşabilmek için kısa vadeli çözümlere yöneliyorlar.

Bugün gelinen noktada olimpiyat hedefi ana hedef konmasından dolayı başarısızlık olarak görünebilir, fakat sporun kazandığı ivme göz önüne alınırsa başarı düzeyi daha doğru değerlendirilir. Türkiye’de  bisikletin gelişime devam etmesi için olimpiyat gibi kısa vadeli hedeflerin yansıra, sporun ve sporcunun gelişiminde uzun vadeli hedeflere yönelmek daha doğru olacaktır.

Türkiye’yi bisiklet sporunda daha üst sıralara taşımak için bireysel olarak başarılı sporcular yetiştirmek yolunda atılacak adımları sıralamak gerekirse,

  • Spor Akademileri’nde bisiklet branşı eğitimleri artırılmalı ve bisiklet sporunun geniş kitlelere ulaşımı sağlanmalıdır.
  • Yetenek sahibi atletlerin ilk zamanlarından Olimpik performans seviyelerine yükselmesine kadar ki tüm süreçte fiziki, teknik ve psikolojik gelişimleri için tecrübeli profesyonel yetiştiricilere sahip olmak çok önemli.
  • Bisiklet kültürünün oluşturulması ve bisiklet sporuna olan ilginin arttırılması da önümüzdeki dönemlerde başarmamız gereken önemli atılımlardan birisi olmalıdır.
  • Yetenekleri belirleme, geliştirme ve kariyer planlama sistematiğinin kusursuz olarak işlemesi için gerekli yatırımlar ve finansman kaynakları ile desteklenmelidir.

Bazı koçların yetiştirdiği atletlerin kazandıkları başarılarla ön plana çıkması aslında başarının bir tesadüf olmadığını gösteriyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri yüzme takımı koçlarından Gregg Troy’un yetiştirdiği sporcular, 2012 Olimpiyatları’nda 16’sı altın olmak üzere toplamda 31 madalya kazanırken, Gregg Troy tek başına altın madalya sayısı sıralamasında Kore, Almanya, İtalya gibi başarılı ülkeleri geride bırakarak 5. sıraya oturuyor. Bununla birlikte, 23 tane velodromu bulunan Almanya 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda aldığı 65 madalyanın 12’sini bisiklet branşın da kazanılıyor.

Olimpiyat Oyunları’nda ev sahipliği yapmak ekonomik yönleri ve tanıtım dışında ülkelere sportif başarı da getiriyor. Avustralya ev sahipliği yaptığı 2000 Sidney Olimpiyat Oyunları’nda %69, Yunanistan 2004 Atina Olimpiyatları’nda %26, Çin 2008 Pekin Olimpiyatları’nda %55, İngiltere 2012 Londra Olimpiyatları’nda %43 oranında ağırlıklı madalya puanlarını bir önceki seneye oranla geliştirdiler.

Tüm zamanların en iyi madalya performansını gösteren Amerika Birleşik Devletleri dahi ev sahipliği yaptığı 1996 Atlanta‘da madalya sayısı azalmasına rağmen altın madalya sayısını artırarak ağırlıklı madalya puanında performansını %2 oranında artırdı. Ev sahibi olarak taraftar desteğinin motive edici etkisi kuşkusuz artan performansın arkasındaki etkenlerden birisi. Ayrıca ev sahibi ülkenin kültürüne, iklimine, sosyal durumuna alışık sporcuların performansının daha yüksek olması şaşırtıcı değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir